Puy du Fou


Puy De Fou

(Vendée Bölgesi: Nantes Yakınları )

Burada iyi yapılmış bir işin, azimli bir çalışmanın seneler sürdüğünü ve Batı’da nasıl değer bilindiğimi yazmaya çalışacağım.

Kişinin Fransız Milliyetçisi olduğu, hatta Hıristiyanlığı sunumlarda vurgulaması beni hiç ilgilendirmiyor. Sözde Ermeni Soykırımını desteklediği söyleniyor; ben ise tarihi bulgulara dayanarak bunun olmadığını söylüyorum. Bu konu apayrı bir konu; ama yaptıklarına hayran olmamak, Fransızların deyimiyle şapka çıkarmamak imkansız..

Sene 1978: Philippe de Villier memleketi Vendée de Fransız tarihini içeren bir temalı köy kurmak ister: ama parası yoktur. Kapıları çalar ve önce bir büyük gösteri hazırlar. Şimdilerde CinéScenie adıyla bildiğimiz gösteriye ücretsiz aktörler bulur, senaryoyu yazanları ve müziği hazırlayanları telif ücreti almamaya ikna eder. Basit gibi görünen, çok önemli ve zor bir çalışma..

Sene 1989: Gölün/sahnenin kenarına bu sefer ticari amaçlı bir temalı bir köy inşa edilir: burada artık paralı bir yatırım vardır.

 Video Linki:https://www.youtube.com/watch?v=f6Rq2al2FH4 5 dakika

Sene 1998: Şimdilerde 24 ayrı dalı olan ve genelde Puy du Fou’ ya gerekli personeli yetiştiren Akademi kurulur.

Sene 2001: 115 metre uzunluğunda ve 6500 seyirci kapasiteli, günün ana temsili yapılan Arena açılır. 

  İlk Vespasyenin yaptığı tuvaletler Fransızların ataları Golualar kazanınca..))Kaplan yanımızda... Arenada FinalArenada araba yarışları

Video Linki: https://www.youtube.com/watch?v=TgPXtdq659U 25 dakika

Video Linki: https://www.youtube.com/watch?v=By9E7wqZRv8 5 dakika

Sene 2007: Parkın misafirlerine gecelemeleri için oteller açılır; bunların hepsi ortaçağ benzeri yapılardır.

Böylece 2014’ te dünyanın en iyi gösterisi seçilen program ortaya çıkar ve Puy de Fou dünyanın en iyi temalı parkı seçilir!

Biz de 2015 senesi Kasımında hem parkı gezmek için, hem de CinéScenie’ yi izlemek için bilet almak üzere harekete geçeriz; lakin parkın otellerinde yer bulmak ne mümkün.. Bunun üzerine beynimizde bir şimşek çakar ve ortaçağ şatolarından dönüşmüş bir otelde kalmak üzere rezervasyon yaparız.. Bununla da yetinmez, Fransa’nın ünlü Loire Şatolarını gezmek üzere programı genişletiriz, tabii başka bir şatoda konaklamak şartıyla.. (Loire Şatoları artık başka bir yazıya..))

Bu zamana kadar yeryüzünde birçok temalı park gezdim. En beğendiklerimden biri Universal Studio’larınkiydi. Orada daha çok teknik öne çıkıyordu; halbuki  Puy de Fou’ da insan emeği tekniğin önünde yer almış..

Ortam sanki bir botanik parkı; değişik ağaçlar, çiçekler her tarafta ve bakımlı..

Gösterilere gelince hepsini bir günde gezmenize imkân yok! En az 2 gününüzü harcamanız lazım:

7 tane ana temalı ve en az yarım saat süren gösteri var; hiç birini kaçırmamanızı öneririm. Ama beni en çok etkileyen “Les Mousquetaires de Richelieu” ve “Le Bal des Oiseaux phantomes” oldu.

İlki yani “Richelieu’nün silahşörleri” 80 metre eni olan bir sahnede gerçekleştiriliyor ve içinde atlar –tabiri yerindeyse- cirit atıyor. Sahne birden su ile kaplanıyor, gösteri devam ediyor ve seyrine doyum olmuyor..

Video Linki:https://www.youtube.com/watch?v=6rOYd1EM-3A 1 dakika

İkincisi ise “Hayalet Kuşların Balosu”. Açık havada yapılıyor ve yüzlerce metre yüksekteki bir balondan aşağı uçan şahinler, leylekler, kartallar saçlarınızı sıyırarak gösterilerini sunuyorlar.

Kuşların Dansı Kuşlar

Video Linki:https://www.youtube.com/watch?v=TYNhCdu_ju8 3 dakika

Tüm gösteriler belirli saatlerde sunuluyor; ama seansları her gün değişiyor. Bu nedenle ilk girişte her gün değişen saatleri sunan harita/broşürü alıp programınızı buna göre yapmanız gerekiyor.

7 tane de daha kısa süreli ve tekrarlanan gösteri mevcut. Örneğin “Yuvarlak Masa Şövalyeleri” ni anlatan “Les Chevaliers de la Table Ronde”:

Şövalyeler Masada: Masa sallanıyor.. Sudan çukan masa ve şövalyelerOrtaçağ Köyü

Video Linki: https://www.youtube.com/watch?v=1keWEmRx63Q 15 dakika

Ama en önemli gösteri ta başından beri geliştirilen CinéScenie: güneş battıktan sonra, 22.30 civarında yapılıyor. 13.000 kişilik tribünlere ulaşırken hiçbir kargaşa yaşanmıyor; Önünüzde bir göl, gölün önünde yeşillikten oluşmuş sahne, arkasında Verdun savaşında (Google Amcaya müracaat lütfen..) yarısı harap olmuş bir şato ve yanında eski bir köy.. Tüm bunlar 1,5 – 2 saat boyunca izleyeceğiniz dünyanın en iyi gösterisi seçilen CinéScenie’ nin doğal sahnesini oluşturuyor. Sahnede devamlı değişen –ve ücret almadan çalışan- 600-1.200 kişi size bölgenin tarihini anlatıyor; ama ne anlatış!

Gözünüzü suda üzerinde yürüyen ve dans eden insanlardan, birden suyun üzerinde beliren devasa atlıkarıncadan, onlarca atlı şövalyeden, savaş sahnelerinden, yanan/yıkılan şatodan, ateş edilince öldü numarası yapan şahane attan, Venedik Balosu temasında sudan insanlarla çıkan gondollardan vs.. bir an olsun ayıramıyorsunuz; zaten gösteri boyunca nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz..

Video Linki:https://www.youtube.com/watch?v=tH1ESoU-Pyg 

1 saatte CinéScenie’ nin ana teması anlatılıyor; zamanınızı ayarlayın, içkinizi koyun ve mutlaka seyredin. Çıplak gözle izlemek gibi değil ama en azından sizde burayı gezme arzusu uyandıracaktır..))

Program sonunda aynı sakinlikle ortam boşalıyor ve hayret hiç trafik sıkışıklığı yaşamadan dağılıyorsunuz; tam canım Türkiye’ mde özlenen ortam..

Tüm köyün gezilmesi ve CinéScenie pahalı sanmayın: 3 gün giriş yani tüm gösteriler ve CinéScenie’ ye kişi başı toplam 69 € verdik; hepsi de helal olsun..

Yalnız burada kaldığımız şato ilkinden sonra çok etkilemedi bizi. O yüzden sizinle ancak içerisinde gördüğüm 2 değişik fotoyu paylaşıyorum. İlki Stanley Kubrick’in “Eyes wide shut” filmindeki ayin sahnesini andırıyor, ikincisi ise kapalı bir demir kapının üstünde Gustave Courbet’nin ünlü “Dünyanın Kökeni” tablosunun kopyasıydı sanki..

  Ayin Dünyanın Kökeni..

 

Ahmet Girgin

Haziran 2016

 

Not: Fotoğrafların çoğunluğunu çeken Suzan Hocaoğlu’ na teşekkür ederim..