[ Anasayfa ]
Yazilar Indeksi ] Gönül Öğretmenim ] Ölüler Kültü ] Osiris Gizemleri ] Türkçe’mizi  katledişimiz üzerine.. ] Kuran Tercüme Edilebilir mi? ] İslam Üzerine ] Sure İsimleri ] Recm ] Yasin Suresi ] Kurban ] Sayılar ] 3M ] Anzak Törenleri ] Gelibolu Gezisi ] Arabalara göre Şoför Karakterleri ] Kadın Mantığı ] İnternet Tehlikelerinden.. ] Femme Fatale ] Pırlanta... ] 2 şarkının anımsattıkları... ] Sevenin gözü kör mü oluyor acep? ] Var mısın ? ] Bir şehiriçi Otobüs Yolculuğu ] Kültürlü Olmak... ] Kültürlü Olmak: Santral İstanbul ] Pierre Loti Üzerine ] Bizantion' dan İstanbul' a ] İstanbul 1910-2010 ] Kültürlü Olmak... ] Rehberlik Anıları 1 ] Rehberlik Anıları 2 ] Rehberlik Anıları 3 ] Rehberlik Anıları 4 ] Rehberlik Anıları 5 ] Doktor Anıları 1 ] Pazarcılar ] Eşitlik ] Su Ateş Toprak ] Sütunlar ] Hygia ] Dünyanın Yeni 7 Harikası ] Ayasofya ] Süleymaniye ] SultanAhmet ] [ Saraylar ] GS Lisesinden de Karaktersizler çıkar ]

 

 

 

Kısa kısa İstanbul Sarayları

 

 

TOPKAPI SARAYI

            Fatih İstanbul aldıktan sonra bu günkü Üniversite kapısının olduğu yerde eski saraylar adıyla bir saray yaptırır. Fakat, Sarayburnu’ ndaki tepeyi görünce, burada ikinci bir saray yaptırmaya karar verir. Topkapı Sarayı inşaasına, ilk önce 1474’ te Çinili Köşk ile başlamış olur ve 1478’ e kadar diğer kısımlarda tamamlanır. Topkapı Sarayı tahminen Dolmabahçe Sarayı’ nın inşaasına kadar padişahın ikamet ve imparatorluğun idare yeriydi. İçinde 5000 kişiyi barındırırdı.

            Topkapı Sarayı’ nın dış kapıları 7 tanedir.

Bunların 4’ ü karada: Otluk kapı ,Bab-ı hümayun, Soğuk Çeşme ve Demirkapı

3 denizdedır ; Topkapı, Değirmen kapı, Balıkhane kapısı

Giriş için kullanılan en önemli 1. kapı  Bab-ı hümayun’ dur ve Saltanat kapısıdır, diğerleri ise servis için kullanılırdı. 1. kapıdan 1. avluya girilir. 1. avlunun içinde sağda Has Fırın?, Solda Aya İrini, Darphane, Çinili Köşk vardır. Darphane önündeki çınara Yeniçeri çınarı adı verilirdi: yeniçeriler kazan kaldıracakları zaman bu ağacın altında toplanıp karar verirlermiş. Çeşmeye ise Cellat çeşmesi denirdi; kesilen baş çeşmede yıkanır ve halka ibret olsun diye kapının sağındaki taşın üzerinde teşhir edilirmiş

Çinili köşk: İznik çinileriyle 1474’ de yapılmıştır

İsyan esnasında sarayı surdan başka, 1. avluda bostancılar koruyorlardı. Padişah ve maiyeti 1. kapıdan atla geçer , 2. kapıdan Padişah hariç hiç kimse atla geçemezdi.

2. Kapı Babüs selam’ dır ve 2 kulesi, kulelerin içinde kapıcıların odaları vardır.

2. kapıdan girince sağda Fatih devrinde yapılmış olan mutfaklar görülür; mutfaklara Kanuni devrinde Mimar Sinan bazı eklemelerde bulunmuştur. Osmanlılar zamanında mutfaklarda 1000 den fazla erkek çalışan ve aşçı bulunmaktaydı. Günümüzde ise Dünya Porselenleri sergilenmektedir:

Çin Porselenleri: 3 Familya tarafından yapılmıştır: Ming, Sung, Yang ve  9 ile 13.yy. ların porselenleridir, çoğu yeşildir. Selladon’ dan yapılmışlardır, içlerine konan zehri belirtirmiş.. 1969 ‘da İngiltere’ de Sothesb’y de Selladon’ dan yapılmış bir tabak 2000 sterline satılmıştır.

Japon Porselenleri: 17 ve 18 yy. lara aittir.

Avrupa Porselenleri: 18 ve19 yy.lara aittir. Avrupa Porselenleri genelde Fransız, Rus, Alman, Avusturya yapımıdırlar. Örnek Mutfak bölümü eskiden helvahane olarak kullanılan bölümde hazırlanmıştır, o zamana ait  kazan, kepçe, sahanlar sergilenmektedir. Ayrıca Yıldız ve Beykoz fabrikalarında.19 yy.da imal edilen Türk cam eserlerinin sergilendiği bir bölüm mevcuttur.        

Sol tarafta ise Kubbe altı yer alır: burası iç ve dış siyasetin yürütüldüğü, divanın toplandığı yer. Önce Fatih divana katılırmış, sade giyinmiş olduğu bir günde divana çıkan bir adam sadrazama yönelince, divana katılmaktan vazgeçmiş!!

3. kapı Bab-ü sade : Bu kapının saçak altında bir taş vardır. Merasimlerde bu taşın üzerine bir taht konur, ulufe dağıtılırdı. 3. avluda bulunanlar:

Arz odası: Elçilerin kabul edildiği yerdir. Hizmetçilerin çoğu sağır-dilsizdi. Ayrıca konuşulanların olanların dışardan duyulmaması için, bir içerden bir de dışardan musluk açılır ve su şarıltısından dolayı dışardan hiç birşey işitilmezdi. Padişah, hazine dairesinde teşhir edilen 5000 taşla bezenmiş bir örtü üzerinde otururdu.

Enderun mektebi günümüzde elbiseler seksiyonunu teşkil etmektedir: Burada Fatihten itibaren sırayla bütün padişahların elbiseleri, ayrıca iç kısmında şehzadelerin, prenseslerin giyim eşyalarıyla 7 ipek halı teşhir edilmektedir.

Hazine Dairesi: Altın, gümüş işlemeli ziynet  taşları; dünyanın en büyük incisi, zümrütü, kaşıkçı elması, hançer, Şah İsmail’ in diye bilinen, aslında Hind hükümdarı Nadir şah hediyesi olan taht sergilenmektedir.

Resim galerisi: Osmanlı hükümdarlarının kronolojik sıraya göre portreleri sergilenmektedir.

Mecidiye köşkü: Sultan Abdülmecit tarafından  yapılmıştır. 18 yy. Ampir tarzındadır, içi  ve dışı kabartmalarla süslüdür.

Hekimbaşı odası: Baş lalanın oturduğu yerdir. Sonraları eczane olarak kullanılmıştır.

Sofa köşkü: Mustafa Paşa köşkü: 17 yy. da yapılmıştır; 14. Louis’ in hediyesi bir mangal vardır

1. açıklama: Sultan, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’ yı çok sevdiğinden onun adına yaptırmış

2. açıklama : Binanın yapılışında onun emeği geçmiş.

Bağdat köşkü 1638’ de Bağdat fethi üzerine 4. Murat tarafından yapılmıştır. Çinileri ve içindeki işlemeleri bakımından dikkati çeker. İçerisini çepe çevre bir ayet süsler.

Revan köşkü: 1635 de Revan fethi üzerine yapılmıştır. Bağdat köşkü bunun kopyasıdır. Hırka- I Saadet : Mukaddes eşyelarının saklandığı yer. Yavuz’ un halifeliğiyle eşyalar bize geçmiş, içinde peygamberin hırkası vardır. Saltanat devrinde her kadir gecesi bu sandık açılır ve hırka çıkartılarak başta padişah olmak üzere devrin ileri gelenleri tarafından öpülürdü. Ayrıca peygamberin ayak izi , dişleri ( lihye-i saadet ), sakal-ı şerif, kendi eliyle yazdığı bir yazı, mührü nebevi, Kabe’ nin toprağı, anahtarları, 4 halifenin kılıçları ve Hz. Muhammedin yayı bulunmaktadır.

Sünnet odası: 2 sebepten bu adı aldı

bullet

1. Padişahların sünneti burada kılıyorlardı.

bullet

2. Şehzadeler burada sünnet oluyorlardı...


Kız Kulesi Efsaneleri

1.      Leandre kulesi: İmparatorun kızı Leandre adlı bir balıkçıya aşık olur. Evlenmelerini istemediğinden imparator, içine kızını hapseder. Balıkçı Hero adındaki kızı görmek maksadıyla, fırtınalı bir gecede Beşiktaş’ tan yüzmeye başlar. Leandre’ ın kuleyi görebilmesi için kız ateş yakar fakar rüzgar bu ateşi söndürür. Böylece Leandre  kuleyi göremez ve akıntıya kapılarak boğulur, bunun üzerine kız da intihar eder. Bu efsane  aynı zamanda Çanakkale’ nin Abydos kentinde oturan Leandre ile Gelibolu kıyısındaki m.ö. 7. yy.da Miletliler tarafından kurulan Sestos kentinde oturan Afrodit rahibesi Hero arasında geçtiği de anlatılır.

2.      Osmanlı Kulesi : Osmanlı padişahının kızının bir yılan tarafından öldürüleceği söylenir, Kızını yılan sokmasın diye padişah deniz ortasında bir kule yaptırır. Fakat bir gün getirilen üzüm sepetinin içinden çıkan bir yılan kızı gene de sokarak öldürür. 

Selimiye efsanesi: Osmanlı padişahlarından biri bilardoyu çok severdi. Mimarını çağırıp ona bilardo masası şeklinde bir bina ısmarlar, yapamazsa sürgünle tehdit eder. Paşa sefere çıkar. Döndüğünde bu binayı bulur. Mimarı çağırıp sebebini sorar, cevap olarak mimar masayı ters inşa ettiğini söyleyince, padişahta mimarı Azapkapı’ dan Topkapı’ ya.sürgüne gönderir !!

 

 3. AHMET ÇEŞMESİ

1729’da 3.Ahmet tarafından inşa edilmiştir.  Nakışlarıyla dikkati çeker,  Osmanlı sivil mimarisinin tipik örneklerindendir. Dört cephesi yazılarla süslüdür; cephelerin birinde 3. Ahmet’in kendi el yazısıyla  şu beyit  vardır :

          "Aç besmeleyle iç suyu  Han  Ahmet’e eyle dua."

 

DOLMABAHÇE SARAYI

Dolmabahçe Sarayı' nın yeri eskiden bozuk bir kıyı parçasıydı. 1. Ahmet ve Genç Osman zamanında koy şeklindeki bu sahil dolduruldu ve adına Dolmabahçe denildi. Önce Beşiktaş  Sarayı  ve Dolmabahçe kasrı yapıldı. 1809’da 2. Mahmut devrinde ikinci saray ve Dolmabahçe kasrı iyi bir tamir gördü. Ayrıcı Bayıldım kasrı ve Mehtabiye isimli bir bahçe yapıldı. 1854’de Abdülmecit tarafından hepsi yıktırılarak Karabet Balyan ustaya bugünkü saray yaptırıldı. Saray 5 milyon altın liraya mal oldu. Devlet bütçesi bu kadar fazla harcamayı kaldıramadığı için de devalüasyon yapıldı ....

Sarayın iki saltanat kapısı, önemli olan üç büyük salonu vardır:

bullet

Mabeyn,

bullet

Hünkar,

bullet

Muayede Salonları

Sarayın dekorasyonunda Marmara adası’ ndan getirilen somaki ve yekpare mermer sütunlar kullanılmıştır. Duvar ve tavan süsleri angaje edilen Fransız ve İtalyan mimarlar tarafından yapılmıştır. Mobilyalar 18 ve 19. yy. Avrupa üslubunda olup Fransa’dan getirilmiştir, fakat kumaşları Hereke dokumasdır.

Saray kristal bakımından zengindir. Önemli olarak 36 büyük avize vardır. En büyük avize Muayede Salonu’ ndadır. Bu avize 4500 kg ağırlığında olup, 750 ampul taşımaktatır. İngiliz kraliçesi  Viktorya’nın hediyesi olduğu söylenir. Bu salonun tavanı kubbe gibi görünür, değeri 1.5 milyon altındır. Halılar Herekedir.

Somaki hamamı (Alabastre) değer olarak sarayın 1/4’e eşittir. Aynı zamanda saray çok büyük bir  resim kolleksiyonunu barındırır, selamlığı hareme bağlıyan  koridor bir resim galerisi halindedir. Bunların çoğu Rus Ayvazovski ve Zonaro’ nun eserleridir. Ayrıca Sadrazam  odasında Zonaro’ nun “ hücum ” adlı tablosu Osmanlı Yunan harbini gösterir, üstü örtülü olan bu tablo 1974 Kıbrıs hadisesi ile açılmıştır. Resim galerisinin bulunduğu koridordan itibaren harem başlar.

Muayede Salonu: 2250 m2 alanında tavan 56 sütun üzerine oturtulmuştur. Sarayda toplu olarak 4500 ampul yanmaktadır. Kubbenin bir yanında orkestra yeri, diğer yanında harem kadınlarının baloları izleme yeri bulunur.

Saray bir çok olaylara sahne olmuş. 19 Mart 1877’de 2.Abdülhamit ilk meclisi mebusan’ı  burada açmıştır. Atatürk Cumhurbaşkanı olarak İstanbul’a geldiğinde şehir meclisi  üyelerine burada hitap etmiş, ilk türk dil kurultayını burada toplamıştır. Burada 71 nolu odada ölmüş. Katafalkı Muayede salonu’ na konulmuş ve halk tarafından  ziyaret edilmiştir. Hatırasına izafen bütün saatler  09:05’de durdurulmuştur. Artık yangın tehlikesine karşı sarayın içinde kalorifer ve elektrik yakılmamaktadır.

 

BEYLERBEYİ SARAYI

Eskiden bu semte İstavroz Bahçeleri denirdi. Padişahlar yazı burada inşa ettikleri köşklerde geçirirlermiş.18 yy. sonunda bunlar parsellenerek halka satıldı. 2. Mahmut bir saray yaptırmak istediğinde burayı uygun bulur, istimlak ettirerek 2 katlı ahşap bir saray yaptırır. Bu saray mühim olaylara sahne oldu; Amerikalı Prof. Smith ilk telgraf tecrübelerini burada yaptı. 1851’de bu saray yandı.1865’ de ise Abdülaziz tarafından Serkis Balyan ustaya bugünkü saray yaptırılır. Saraydaki Bohem avizeler hiç bir yerde yoktur.  
Saray Bakırköy’ den getirilen kufeki taşlarından inşa edilmiştir. 1.kat mermer, 2. kat mermer taklididir..İçinde 6 büyük salon 24 oda vardır:

1- Bekleme Salonu : Pembe Salon

2- Havuzlu Salon: Sarayın en büyük salonudur.Ortada mermerden bir havuz vardır. 3- Amiral Odası: 4 tarafında 4 oda bulunur ve salon baştan aşağı denizciliğe ait eşyalarla süslüdür.

4- Sadrazam Odası.

5- Harem: Buradaki salonlar:

a- Yemek salonu:  pencerelerde kafesler görülür.

b- Abdülhamit’in öldüğü oda.

c- 2.katta haremin kabul salonu.

6- II. Abdülhamit’in çalışma odası:4 parça eşyaya  50.000 TL. verilmiş; içerde gizli düğmeler bir iskemle bir kütüphaneve bir masa vardır.

7- Kabul salonu:Harem ile Selamlık’ ı birbirine bağlayan koridorun sonundadır ve Havuzlu Salon’ un üzerindedir. Yerler Hereke halılarıyla kaplıdır.

8- İmparatoriçe Eugenie’ nin odası : 1869’da Süveyş kanalı açılışı öncesinde İstanbul’ a gelir ve bir süre Sultan Abdüzaziz' in refakatinde osmanlı kadını gibi yaşayan 3. Napolyon' un karısının kaldığı oda...

9- Süfera kabul salonu: Yıldız fabrikasından çıkan en büyük çini vazo buradadır; salondaki  saat Hamidiye marşıyla Bülbül peşrevi çalar. 

       Sarayın yanında Harem ve Selamlık yalıları vardır.

 

 

 

Dr. Ahmet Girgin'in Göz Hastalıkları Sitesi