[ Anasayfa ]
Yazilar Indeksi ] Gönül Öğretmenim ] Ölüler Kültü ] Osiris Gizemleri ] Türkçe’mizi  katledişimiz üzerine.. ] Kuran Tercüme Edilebilir mi? ] İslam Üzerine ] Sure İsimleri ] Recm ] Yasin Suresi ] Kurban ] Sayılar ] 3M ] Anzak Törenleri ] Gelibolu Gezisi ] Arabalara göre Şoför Karakterleri ] Kadın Mantığı ] İnternet Tehlikelerinden.. ] Femme Fatale ] Pırlanta... ] 2 şarkının anımsattıkları... ] Sevenin gözü kör mü oluyor acep? ] Var mısın ? ] Bir şehiriçi Otobüs Yolculuğu ] Kültürlü Olmak... ] Kültürlü Olmak: Santral İstanbul ] Pierre Loti Üzerine ] Bizantion' dan İstanbul' a ] İstanbul 1910-2010 ] Kültürlü Olmak... ] Rehberlik Anıları 1 ] Rehberlik Anıları 2 ] Rehberlik Anıları 3 ] [ Rehberlik Anıları 4 ] Rehberlik Anıları 5 ] Doktor Anıları 1 ] Pazarcılar ] Eşitlik ] Su Ateş Toprak ] Sütunlar ] Hygia ] Dünyanın Yeni 7 Harikası ] Ayasofya ] Süleymaniye ] SultanAhmet ] Saraylar ] GS Lisesinden de Karaktersizler çıkar ]

 

 

sdmenu.gif (328 bytes)  Zelve' ye yapılan Ucube Üzerine..

 
Sizlerle eski bir anımı paylaşmak istiyorum:
 
Seneler önce rehberlik yaparken, bir grupla Göreme Harabelerini gezmeye gitmiştik. Gişelerin oraya girince bir bina beni olduğum yere mıhladı: tam Peribacalarının ortasında alüminyum doğramadan yapılmış devasa (sonunda n yok!) bir ucube duruyordu. Üzerleri yansıtmalı cam ile örtülü, koni şeklinde üç hilkat garibesi...
Bu tuhaf yapının altına da alışveriş dükkanları yapılmıştı. Ucubenin en üstünde alüminyum profiller o kadar aptalca birleştirilmişti ki, karşı karşıya gelemiyorlardı. Tepedeki o acayip delikten yağmurlarda içeriye o kadar su sızıyordu ki, alttaki dükkan esnafları kovalarla her seferinde sanki Ayamama dersinin sularını boşaltıyorlardı...

Bunu görünce dilinde kemiği olmayan Ahmet'in ağzından şuursuzca şu soru fışkırdı:
"Hangi hıyar yaptı bunu?"
 
Şansa bakın ki, o anda yapan mimar arkamda duruyormuş. Kendinden emin cevap verdi:
 
"Turizm bakanlığı! Mimarı da benim, ama sizin seviyeniz benim anlattıklarımı anlamaya yeter mi bilmem!"

Eğer mimar efendi hakaret etmese, alttaki cevabı almayacaktı:

"Merak etmeyin siz hele bir anlatın, umarım anlayabilirim.  Çünkü sizin okuduğunuz mimarlığı ben de kazanmıştım. Ama Tıp tahsili değerli olduğu için ona tercih ettim. Yani sizden 2 sene fazla okudum, eğer ihtisasımı da eklerseniz sizin iki misliniz kadar okudum!"
 
Bu sefer şaşırma sırası mimara gelmişti. Kekeleyerek anlatmaya çalıştı:
"Bu gördüğünüz sanat eseri Paris' teki Louvre' un bahçesine yapılan piramitlerden esinlenmiştir ve bilgisayarda peribacaları şekli taranarak, planı çizilmiştir. Üzerindeki camlar da yansıtmalarıyla bulutları gösterir..."
 
Ahmet'ten el cevap:
bulletBelki 100 kez Paris'e gittim.
bulletLouvre' u da çok iyi bilirim, piramitlerini de.
bulletPiramitlerin camları saydamdır ve küçük parçalardan oluşmuştur.
bulletSizin eser dediğiniz büyük camlardan oluşmuştur, dengesizdir ve bulutları gösterdiğini söylediğiniz üst kısımlar o kadar incelmiştir ki bulutun "b" si görülmemektedir. siz görüyor musunuz?
bulletLouvre' daki piramitler çevre ile tam uyum sağlamışlardır, halbuki sizin eseriniz(?) yansıtmalı camlardan dolayı peribacalarının büyük bir kısmının görülmesini engellemektedir!
bulletSanatçı dediğiniz kişinin kendisi bir eser yaratır, yoksa bir eseri kopyalamaz!
bulletHadi Kopyaladı diyelim; bu kadar kötü kopyalayamaz!
bulletAyrıca  en üstteki koniyi birleştirememeniz teknik olarak sizin bilgi eksikliğinizi gösterir: deliği yaptığınıza göre, Turizm Bakanlığının içerdeki dükkanlara da plastik leğen ve kovalar hediye etmesi de gerekirdi!
Bu söz üzerine mimarımızı -donmuş heykel misali- yerinde bırakarak, grubumla beraber kaya içi Kiliselerini gezmeye başladım...
 
15 gün sonraki turum ile Göreme' ye tekrar geldiğimde "piramidimsi hilkat garibesi" yıkılmıştı: demek ki bazen insanın dilinin de kemiğinin olmaması işe yarıyordu... :)))
 
Paşabağları' nda yapılan bina da o güzelim tabiatın dokusunu tümüyle bozmakta ve ne yazık ki hiç bir şey bilmeyen büyüklerimizin dediği gibi "ben yaptım oldu" mantığı ile yükselmektedir. Umarım yanlıştan en kısa zamanda dönülür ve bu ucubede yıkılır.
 
Dr. Ahmet GİRGİN
Eylül 2009
 

Mutlu Son:

Yukarıdaki yazımı yazdıktan neredeyse iki sene sonra bu "Ucube"yi yıkmaya başlamışlar. Yani bürokrasi mi desem? Örümcek kafalıların inatlarının istemeyerek sonlanması mı desem? Nihayet mutlu sona vardık. Tabi bu "Ucube" ile Kars'taki Mehmet Aksoy'un şaheser heykelinin yıkılması arasında bir bağlantı yok :(

Yazının tamamını aşağıya ekleyeceğim ama, linkten de bu güzel habere ulaşabilirsiniz.

http://www.turizmhabercisi.com/?p=23563

Mayıs 2011

 

Not:

Kapadokya, yeryüzünde hatta, belki de kainatta olmayan özel bir yerdir. Görmeyenlerin mutlaka görmesini öneririm.
 

Yukarıdaki yazı aşağıdaki haber üzerine yazılmıştır.

Güzel Atlar ülkesine çirkin inşaat. (Milliyet)

Bunu yapan Kültür Bakanlığı
NEVŞEHİR / RADİKAL



Avanos'ta peribacalarının olduğu sit alanı Zelve Vadisi'ne çivi bile çakılamazken Kültür ve Turizm Bakanlığı beton bina inşaatına başladı. AKP'li Avanos Belediyesi inşaatı durdurup mühürledi

Peribacalarının bulunduğu birinci derecede sit alanı Zelve Vadisi'nin ortasına Kültür ve Turizm Bakanlığı betonarme bina dikti. Avanos Belediyesi, Bakanlığın, halkın çivi bile çakamadığı alana yaptırdığı inşaatı mühürledi.

Nevşehir'e bağlı Avanos ilçesine 5 kilometre uzaklıktaki açık hava müzesi Zelve'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından iki ay önce hem de 'çarpık yapılaşmayı önlemek' gerekçesiyle başlatılan inşaat, bu bölgede yaşayan halkı ve turistleri şoke etti.

1995 yılında planlanan ve bu yıl uygulamaya konulan proje, AK Parti'li Avanos Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı da karşı karşıya getirdi. Zelve Açık Hava Müzesi'nin hemen girişinde yer alan inşaat, bir süre önce 'projeye uygun' olmadığı gerekçesiyle Avanos Belediyesi tarafından mühürlenip durduruldu.

'Bunun için mi geldik?' İnşaat alanında başlama tarihi ve inşaatı yapan firma ve yaptıran kurumla ilgili kimlik bilgileri yer almazken, binadaki belediyenin mührünün de dikkat çekmemek için söküldüğü gözlendi.

Ünlü vadiyi gezerken karşılarına beton bir inşaat çıkan turistler şaşkına dönüyor. İskoç turist Elizabeth Keddie, "Bu bina tarihi bu yere yakışmıyor. Burası sadece sizlerin değil, bütün dünyanın ortak kültür mirasıdır. Böyle bir yere böyle bir bina yapılmasını protesto ediyorum" dedi. Zelve'nin bulunduğu alandaki Aktepe Köyü Muhtarı Rıfat Demirtaş da birçok turistin Avanos Belediye Başkanı Mustafa Kırıkçı'ya yazdığı dilekçelerle inşaatı protesto ettiğini söyledi. Demirtaş bir Fransız turistin belediye başkanına yazdığı dilekçede, "Ben buraya tarihi eserleri görmeye geldim. Beton yığıları görmeye gelmedim" dediğini aktardı.

'Biz yapsak hapse...' Aktepe köyünün eski muhtarı Abdullah Şengül ise Zelve'nin Kapadokya'nın Göreme, Yeraltı şehri, Ürgüp ve Göreme gibi önemli bir tarihi mekânı olduğunu vurguladı: "Bu bölge birinci derecede sit alanı. Burada yapılan binaya belediye izin vermedi. Bu tarihi ve doğal dokuyu bozacak her türlü yapılaşmaya karşıyız. Ben yetiştirdiğim üzümlere asmalık ağaç diktiğim için ağır cezada yargılandım. Vatandaş evinin önündeki merdiveni onarsa mahkemeye verilir, 20 ay hapse çaptırılır. Bu bina burada yapılırsa bu bölgede betonlaşmanın önü açılır. Ben Zelve'de doğdum. Taş düşmesi sonucu birileri ölünce köy buradan taşındı. Daha sonra da devlet burayı istimlak etti. Üstelik araziler köylüden alınırken değersiz arazi denilerek istimlak edildi. Turizm köyün en önemli geçim kaynağı." Yetkililerden alına bilgiye göre, projesi Ankara'dan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan ve denetlenen inşaat, dört kısımdan oluşuyor: Tuvalet, hediyelik eşya dükkanları, turizm bürosu ve bilet gişesi... Avanos Belediye Başkanı Mustafa Körükçü, inşaatın Koruma Kurulu kararından sonra yapıldığını belirterek, "Şu anda belgelerini inceliyoruz. Daha fazla konuşmak istemiyorum" diye yanıt verdi.

Nevşehir Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkilileri ise kendilerinin uygulayıcı olduğunu, projenin Ankara'dan yapılarak inşaata başlandığını söyledi.

Video Linki: http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1139892&Kategori=turkiye&b=Bunu yapan Kultur Bakanligi

                                     

‘Kapadokya Ucubesi’ yıkıldı

Kaynak: DHA

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1996 yılında projelendirilerek, Kapadokya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından da yapımı onaylanan, Zelve Ören yeri yakınlarındaki turistik eşya satış ve dinlenme ünitelerinin bulunacağı inşaat yıkıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın 2009 yılında denetlediği ve peribacalarına olan yakınlığı nedeniyle çirkin bir yapı olarak niteleyerek yıkılmasını istediği betonarme bina, bu alandaki yapılaşma izninin Avanos Belediyesi’nde olması nedeniyle mühürlenmişti.

Turizmciler tarafından Kapadokya ucubesi olarak da adlandırılan betonarme inşaat, sonunda Kapadokya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun da aldığı bir karar doğrultusunda Nevşehir İl Özel İdaresi tarafından yıktırıldı.

Bu arada yıkım işini gerçekleştiren taşeron şirketin sahibi AK Parti İl Meclis üyesi Ömer Cerit, gazetecilerin bölgedeki yıkım çalışmalarını görüntülemesini engellemeye çalıştı.

 

 

Dr. Ahmet Girgin'in Göz Hastalıkları Sitesi