[ Anasayfa ]
Yazilar Indeksi ] Gönül Öğretmenim ] Ölüler Kültü ] Osiris Gizemleri ] Türkçe’mizi  katledişimiz üzerine.. ] Kuran Tercüme Edilebilir mi? ] İslam Üzerine ] Sure İsimleri ] Recm ] Yasin Suresi ] Kurban ] Sayılar ] 3M ] Anzak Törenleri ] Gelibolu Gezisi ] Arabalara göre Şoför Karakterleri ] Kadın Mantığı ] İnternet Tehlikelerinden.. ] Femme Fatale ] Pırlanta... ] 2 şarkının anımsattıkları... ] [ Sevenin gözü kör mü oluyor acep? ] Var mısın ? ] Bir şehiriçi Otobüs Yolculuğu ] Kültürlü Olmak... ] Kültürlü Olmak: Santral İstanbul ] Pierre Loti Üzerine ] Bizantion' dan İstanbul' a ] İstanbul 1910-2010 ] Kültürlü Olmak... ] Rehberlik Anıları 1 ] Rehberlik Anıları 2 ] Rehberlik Anıları 3 ] Rehberlik Anıları 4 ] Rehberlik Anıları 5 ] Doktor Anıları 1 ] Pazarcılar ] Eşitlik ] Su Ateş Toprak ] Sütunlar ] Hygia ] Dünyanın Yeni 7 Harikası ] Ayasofya ] Süleymaniye ] SultanAhmet ] Saraylar ] GS Lisesinden de Karaktersizler çıkar ]

 

 

sdmenu.gif (328 bytes)  Sevenin gözü kör mü oluyor acep?

 


Herkes herkese aşık olabilir. Önlenemeyen bir sarsıntıdır aşk. Zaten önlenemiyorsa engellenemiyorsa... kaçamıyorsan... kendini onun yanında tamamen unutabiliyorsan aşktır; yoksa basit sevgidir, dizginlenebilir tutkudur veya alışkanlıktır yaşanan... Ama tutkunun en acımasızı aşkta yaşanır.


İki tarafın birden karşılıklı aşık olmaları çok nadirdir. Genelde bir tarafın sevdası terazinin kefesinde ağır basar ve başta hissedilmeyen sorunlar, bu dengenin zamanla daha fazla bozulmasından su yüzüne çıkar. Çünkü seven daha çok sevmeye başlamış, ilişkiyi “ancak beğenen” taraf ise bu sevgiden sıkılmaya…

Ne acıdır ki insanlar ellerinde tuttukları mutluluğun değerini anlayamazlar, ancak ellerinden uçup gidince geriye bakıp, yaptıkları hatayı anlarlar; lakin olan olmuş, mutluluk vazosu kırılmıştır bir kere… yapıştırsan ne çare! Tutkalın fazlalıkları her vazoyu okşayışında eline gelmekte, kalbini rahatsız etmektedir artık..

Peki, ya sen yalnızca aşıksan ve karşı taraf sadece “aşığı oynuyorsa”?
İşte, en vahimi budur, hele aşığı oynayan hatun kişi ise; bunu da çok iyi başarır.. Erkekleri kandırmak o kadar kolaydır ki.. Gerektiğinde göz yaşı, bazen cilve, hatta  seksi esirgemek toplumumuzdaki yöntemlerden bazıları..
 

Sabahları Cem Ceminay’ ı dinlerim ben. Özü, sözü bir, kimseyi aşağılamadan, hatta incitmemeye çalışarak konuşan biridir Cem. Muhtemelen bu şekilde davranmasının nedeni, yaşamının çoğunu yurtdışında geçirmesindendir. Çünkü, batıda insanlar çalışanı takdir etmesini bilir, doğudaki gibi paçasından çekerek alaşağı etmeye çalışmaz. İşte Cem’in bir sabah programında duyduğum bir sözü beni bu yazıyı yazmaya yöneltti. Aynı atasözü gibi, “Cem sözü”dür bu:

“En arsız kadınlar, en saf görünen kadınlardan çıkar!”

Ne kadar doğru bir söz! Her kadın böyledir demiyorum tabii.. Ama kadınlar fikirlerini saklamayı o kadar güzel başarırlar ki, son ana kadar hiçbir şey anlamazsınız, sonra birden tokadı yersiniz. Lakin iş işten geçmiştir artık. Sizinle konuşmadan, tüm ilişkinizi silip atar. Kendisinin vicdanı rahattır; yoksa… “vicdanı yoktur ki, rahatsız olsun” mu demeliydim?

Bu vicdansız hatunların başında paragözler gelir.. Sinsidirler.. Karda yürür izlerini belli etmezler. Buğulu gözlerinde “1” perde vardır sanırsınız, halbuki o “1” perdenin arkasında “binlerce” sis perdesi mevcuttur. “1” ini aralayabilirseniz, geriye “999” kalır ancak.. Tek dertleri zengin erkekleri soymaktır. Onlara sorarsanız “verdiklerinin” karşılığını aldıklarını söylerler. Peki, ne verirler? O verilene karşılık aldıkları “harçlık” nesidir?

Bu “kafa koparıcıları” en güzel alttaki cümle özetler:

~ kaLbini söksén véRsén O'na né fayda..? Sén O'na öLürsün, O ise paraya..!

Bazen, aldanırsınız; belki düzelmiştir, olmayan vicdanları biraz sızlar, uslanır zannedersiniz ve “Bir şans vereyim, belki pişmandır. Hatasını anlamış, yola gelmiştir.” diye düşünür, kalbinizi açarsınız. Halbuki, o bunu bulunmaz bir nimet görüp, iyice azıtır; bazen aynı anda, sizin gibi birkaç erkeği birden idare eder. Çünkü Aristophanes’  in dediği gibi:

“Ne yaparsan yap. Yengeç yengeçtir. Doğru yürümez...”

 

Onlar kimler mi? hem etrafınıza, hem de internete dikkatlice bakın: birçoğunu fark edeceksiniz. Hatta günümüzde, mikroplar gibi, giderek belirgin bir şekilde çoğalmaktadırlar: hem gerçek, hem de sanal ortamda..

Mutlu mudurlar?
Kesinlikle hayır!

Mutlu olabilecekler midir?
Kesinlikle hayır!

Aslında huzursuzdurlar, geceleri uyuyamazlar: bir yanda geçmişleri, bir yanda gelecekteki belirsizlikleri kova'lar onları rüyalarında. O nedenle uyumamayı tercih eder bilinçaltları.. Biraz uykuya dalmaya görsünler, “Huysuz Bacak Sendromu” bilinçaltından çıkarak rahatsız eder bedenlerini..

Aslında kabahat biz erkeklerdedir. Çünkü kalbinizi kaptırdıktan sonra onların yaptıkları yanlışlıkları, egoizmi göremezsiniz, daha doğrusu bilinçaltınız görmemenize programlanmıştır artık.. Etrafımızdan uyarılar gelir; aldırmayız. Bazı olaylar uyarır; önemsemeyiz. Halbuki, hatun sizi avucuna aldığını anlamış, sizinle oyuncak gibi oynamaktadır. Bu tür saf aşıklar için eskilerimiz “Aşkın gözü kördür” demişler. Ama bence bu durumu yazımın sonuna koyduğum tümce çok daha güzel betimliyor:

“Beğendiğiniz bedenlere, hayallerinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz...”
William Shakespeare

Ne kadar doğru söylemiş büyük yazar Shakespeare!

Ben de sevdiğimi düşündüğüm kadında, tatsız bir trafik kazasında ölen Monako Kraliçesi Grace ile Catherine Deneuve' ün asaletini birleştirmiştim. Hatta saçlarını sarıya boyatmasını istediğim zaman benden para istemişti de, hiç ağır gelmemişti... Ne kadar yanılmışım....

Zaman geçince, insan olayı başka türlü görüyor ve Catherine Deneuve' ün 1967'de çevirdiği "Belle du Jour" filmi ile ne kadar bağdaştığını anlıyor...

"Belle du Jour" aslında "Gündüz Güzeli" demektir ve yalnız gündüz açan bir çiçeğin isminden esinlenilmiştir. Yani, geceleri normal bir kadın olan Catherine Deneuve gündüz çalışan bir orospudur... İsterseniz filmin konusunu biraz daha açayım:

Séverine Serizy (Catherine Deneuve)  mazoşist duyguları olan bir kadındır. Pierre Serizy (Jean Sorel)  isimli bir doktorla evlidir.  Henri Husson (Michel Piccoli) adındaki bir aile dostları Catherine Deneuve' e  lüks bir randevu evinden bahseder;  rahat ve sakin evliliği poposuna batan Catherine Deneuve de gizlice bu randevu evinde çalışmaya başlar. Ama çalışma saatleri yalnız 14:00 - 17:00 arası olduğundan, kendisine "Gündüz Güzeli" takma adını uygun görür. Öğleden sonra değişik erkeklerle seks yapan güzelimiz, masum bir ev hanımı olarak gece doktor kocasının koynuna girer (Doktorların hepsi bu kadar saf ötesi aptal mı oluyorlar ki.. filmlere bile konu oluyorlar? ). Saf ve temiz ruhlu doktor kocası ise, fahişe ruhlu -daha doğrusu tam bir fahişe olan- karısının yaptıklarından habersizdir garibim... O zamanlar, filmin konusu Fransa'da bile olay yaratmıştı. Peki, ya benzer bir konu Türkiye'de işlense nasıl olurdu acaba?
Kısmen başımdan geçenler ve o günkü sarı saçlar aldı beni, bu filme götürdü...

"Belle de Jour" filminden etkilenen 1975 doğumlu bir İngiliz hanım üniversitede okumak ve bu konuda doktora yapmak için saati 300 pounda fahişelik yapar; böylece tezini bitirir. Hatıralarını 2009'da  The Sunday Times yayınlar ve 2010' da anlarız ki bu eski fahişe şu anda Nöro-Toksikoloji ve kanser epidemiolojisi üzerinde değerli bir bilim kadını olan Dr. Brooke Magnanti' dir. 2003'de 14 ay boyunca orospuluk yaparak doktora tezini yazmıştır!

Bu değerli bilim kadınının da takma adı "Gündüz Güzeli" dir.

Nereden, nereye...

Bir film bana neler hatırlattı, sizlerle neleri paylaştım...

Epilog:

Hepimiz başkalarını kendi yüreğimizde taşıdığımız biçimde görürüz.
Emerson

Dr. Ahmet Girgin
Ocak - Nisan 2011
Üç Duruşma sonrası

Not (Gelen dönüşümler üzerine) : Tabiatıyla, erkekler arasından da benzer karaktersizler çıkabilir. Ama yazar erkek olduğuna göre, olayları kendi açısından yorumlamasından doğal ne olabilir? ))

Ve bir başka yorum: Burcu A. Hanımefendi yazmış 22.3.2011: Zaman zaman okurken gözlerim doldu, zaman zaman ise avuçlarım terledi. Kelimelerle o kadar güzel ifade etmişsiniz ki hayran kaldım.

 

                                     

 

Dr. Ahmet Girgin'in Göz Hastalıkları Sitesi